Psikodinamik Psikoterapi Nedir? Terapi Süreci Nasıl İlerler?

Güncelleme tarihi: 2 gün önce
Psikodinamik psikoterapi, kişinin yaşadığı belirtilerin ötesine geçerek, bu belirtilerle bağlantılı duygulara, düşüncelere, kişilerarası ilişki biçimlerine ve tekrar eden ruhsal örüntülere odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Çağdaş psikodinamik psikoterapide temel amaç, bireyin kendisini ve yaşadıklarının altında yer alan süreçleri daha derinlemesine anlamasına yardımcı olmaktır. Bu nedenle terapi, yalnızca geçmiş yaşantıların konuşulduğu bir süreç değil; geçmiş deneyimlerin bireyin bugünkü duygularını, ilişkilerini ve davranışlarını nasıl etkilediğini anlamaya yönelik bir çalışmadır (Shedler, 2010; Yakeley, 2014). Psikodinamik yaklaşım, insanın tüm duygu, düşünce ve davranışlarının bütünüyle bilinçli olmadığı; bazı tepkilerin kişinin henüz farkında olmadığı ihtiyaçlar, çatışmalar, beklentiler ve anlamlarla ilişkili olabileceği görüşünü temel alır.

Psikodinamik Psikoterapide Nasıl Bir Çalışma Yürütülür?
Duyguların Fark Edilmesi ve Anlamlandırılması
Psikodinamik psikoterapinin temel özelliklerinden biri, kişinin duygusal deneyimine odaklanmasıdır. Kişi, yaşadığı bir olayı ayrıntılı bir şekilde anlatabilse de bu olayın kendisinde yarattığı duyguları isimlendirmekte güçlük çekebilir. Terapi sürecinde öfke, üzüntü, kaygı, utanç, suçluluk veya hayal kırıklığı gibi duyguların daha açık bir şekilde fark edilmesi ve anlaşılması üzerinde çalışılır. Bu yaklaşım, kişiye ne hissetmesi gerektiğini söylemek yerine, kendi duygusal yaşantısını daha iyi tanıma sürecine eşlik eder (Shedler, 2010). Terapötik değişim; duygu düzenleme kapasitesinin ve kişinin kendi içsel deneyimini düşünme becerisinin gelişmesini de kapsayabilir (Yakeley, 2014).
Tekrar Eden Örüntülerin İncelenmesi
Psikodinamik psikoterapide, kişinin tekrar eden davranış ve ilişki örüntüleri önemli konulardır. Kişi farklı ilişkilerde sürekli benzer çatışmalar yaşayabilir, yakınlık kurduğunda yoğun bir terk edilme korkusu hissedebilir veya başkalarının ihtiyaçlarını sürekli kendi ihtiyaçlarının önüne koyabilir. Psikoterapi sürecinde tek tek olayların ötesinde, tekrar eden ortak temalar araştırılır. Kişinin bu örüntüleri fark etmesi, benzer durumlarda daha farklı tepkiler verebilmesi için önemli bir başlangıç noktası olabilir (Shedler, 2010; Yakeley, 2014).Buradaki amaç, yaşanan her güçlüğü geçmişteki tek bir nedene indirgemek değildir. Daha çok farklı durumlarda tekrar eden duygu, beklenti ve ilişki biçimlerini birlikte değerlendirerek, kişinin çoğu zaman içinde bulunduğu döngüleri daha görünür hale getirmektir.
Kaçınma ve Savunma Biçimlerinin Ele Alınması
İnsanlar zorlayıcı duygu ve düşüncelerle başa çıkmak için çeşitli psikolojik yollar geliştirirler. Psikodinamik yaklaşımda bu süreçler genellikle savunma, direnç veya kaçınma kavramlarıyla ele alınır. Örneğin kişi üzüntü hissetmek yerine konuyu sürekli değiştirebilir, eleştirildiğinde karşı tarafı yoğun bir şekilde suçlayabilir veya yakınlık hissettiğinde ilişkiden uzaklaşabilir. Bu tepkiler her zaman bilinçli olmayabilir ve geçmişte kişinin kendini korumasına yardımcı olmuş olabilir. Bu nedenle psikodinamik terapide amaç, savunmaları basitçe “ortadan kaldırmak” değildir. Kişinin hangi duygular karşısında belirli savunmalara başvurduğunu fark etmesi ve geçmişte koruyucu bir işlev taşıyan bu yöntemlerin günümüzde ilişkilerini veya yaşamını ne ölçüde sınırlandırdığını değerlendirebilmesi önemlidir.
Geçmiş Neden Konuşulur?
Psikodinamik psikoterapi sıklıkla çocukluk ve geçmiş deneyimlerle ilişkilendirilse de terapinin temel amacı geçmişi yalnızca yeniden anlatmak değildir. Geçmiş deneyimler, bireyin mevcut duygu ve ilişki biçimlerinin nasıl gelişmiş olabileceğini anlamak amacıyla ele alınır. Örneğin, yoğun eleştirinin hâkim olduğu bir ortamda yetişen bir birey, yetişkinlik döneminde küçük bir geri bildirimi dahi reddedilme veya değersizleştirilme olarak algılayabilir. Benzer şekilde, ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı ilişkisel bir ortamda büyüyen bir birey, yetişkinlikte yardım istemekte veya başkalarına güvenmekte zorlanabilir. Psikodinamik çalışma, geçmiş ile bugün arasındaki bu tür olası ruhsal bağlantıları araştırır (Shedler, 2010). Bağlanma kuramından da yararlanan çağdaş psikodinamik yaklaşımlar, erken dönem deneyimlerinin kişinin ilişkilerinde bazı içsel beklentiler geliştirmesini etkileyebileceğini öne sürer. Bu beklentilerin güncel ilişkilerde nasıl ortaya çıktığını fark etmek ve gerektiğinde daha farklı ilişki kurma biçimleri keşfedebilmek için psikoterapi bir alan sağlayabilir (Yakeley, 2014).
Psikoterapi İlişkisi Neden Önemlidir?
Psikodinamik terapinin ayırt edici özelliklerinden biri, danışan ile terapist arasındaki ilişkinin süreçte konu olabilmesidir. Kişinin deneyimlediği korkular, beklentiler veya davranış kalıpları terapide de tekrar sahnelenebilir. Örneğin birey, terapistin kendisini eleştireceğinden endişe duyabilir, terapiste karşı kızgınlığını ifade etmekte güçlük çekebilir veya terapistin ilgisini kaybetmesinden kaygı duyabilir. Bu durumlar, bireyin ilişki biçimlerini derinlemesine kavrayabilmesi için bir inceleme alanı olarak ele alınabilir. (Shedler, 2010; Yakeley, 2014). Psikodinamik kuramda, kişinin geçmiş ilişkilerinden taşıdığı duygu ve beklentilerin psikoterapi ilişkisinde de ortaya çıkabilmesi “aktarım” kavramıyla ele alınır. Yanlış anlaşılmalar, geri çekilmeler veya terapiste yönelik olumsuz duygular süreç içerisinde ortaya çıkabilir. Araştırmalar, terapötik ittifakta yaşanan olumsuzlukların uygun biçimde ele alınıp onarılmasının ilişkinin güçlenip sürdürülmesi ve terapi süreci açısından önemli olduğunu göstermektedir (Yakeley, 2014).
Psikodinamik Terapist Ne Yapar?
Psikodinamik psikoterapist yalnızca pasif bir dinleyici değildir. Terapist, danışanın anlattığı konular arasındaki bağlantıları araştırabilir, tekrar eden örüntülere dikkat çekebilir, belirli duyguların daha ayrıntılı ele alınmasına alan açabilir ve kişinin ilişkilerinde ortaya çıkan ortak temaları anlamaya yönelik sorular yöneltebilir. Terapistin müdahaleleri yalnızca yorum yapmaktan ibaret değildir. Süreç araştırmalarında destekleyici, keşfedici, duygusal deneyime odaklanan terapist tutumlarının terapötik ittifaka olumlu katkı sağlayabildiği vurgulanmıştır (Yakeley, 2014).
Psikodinamik Terapinin Amacı Nedir?
Kişinin kendini daha iyi tanıması, daha sağlıklı ilişkiler kurabilmesi, duygularını daha iyi ele alabilmesi, daha gerçekçi bir özsaygı geliştirebilmesi ve yaşamın zorlukları karşısında daha içgörülü davranabilmesi psikodinamik çalışmanın sonuçları olabilir (Shedler, 2010). Psikodinamik araştırmalarda terapötik değişimin; belirtilerdeki azalmanın yanı sıra duygu düzenleme, kendini gözlemleyebilme ve düşünme kapasitesi ile kişinin kendisine ve başkalarına ilişkin kavrayışlarındaki değişimleri de kapsayabileceği belirtilmektedir (Yakeley, 2014). Bu açıdan değişim her zaman doğrusal ilerleyen bir süreç değildir; bazı değişimler kişinin yaşantısında zamanla olabilir.
Psikodinamik Terapi Ne Kadar Sürer?
Psikodinamik terapinin süresi konusunda tek bir standart bulunmamaktadır. Bu süre kişinin ihtiyaçlarına, ele alınan güçlüklerin niteliğine ve terapinin hedeflerine göre değişiklik gösterebilir. Kısa süreli çalışmalarda daha belirli bir odak üzerinde ilerlenirken, uzun süreli çalışmalarda kişinin tekrar eden ilişki örüntüleri, duygu düzenleme biçimleri ve kendilik algısı gibi daha derin bir çalışmaya alan açılabilir.
Psikodinamik Terapide Çalışma Alanları Nelerdir?
Psikodinamik psikoterapi; depresyon, bazı anksiyete bozuklukları, somatik yakınmalar, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları gibi çeşitli klinik durumlarda araştırılmıştır (Fonagy, 2015; Leichsenring, 2005). Fonagy (2015), depresyon, bazı anksiyete ve somatik bozukluklar ile bazı kişilik bozukluklarında destekleyici bulgular olduğunu belirtirken, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve psikoz gibi alanlarda kanıtların daha sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Psikoterapi araştırmalarında güncel olarak daha anlamlı sorular; belirli bir kişi ve başvuru nedeni için hangi tedavinin uygun olduğu ve terapötik değişimin ne ölçüde kalıcı olduğudur (Levy et al., 2014). Bu nedenle psikoterapi yöntemi belirlenirken kişinin yaşantısı, başvuru nedenleri, bireysel ihtiyaçları ve terapiden beklentileri göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç
Psikodinamik psikoterapi, kişinin duygularını, ilişkilerini, tekrar eden davranışlarını ve bu davranışların altında yer alan psikolojik süreçleri anlamaya odaklanan bir psikoterapi ekolüdür. Süreçte yalnızca geçmiş değil, kişinin güncel durumu ve psikoterapideki duygu ve ilişki biçimleri de ele alınır. Psikodinamik çalışmanın temelinde yalnızca kişinin kendini anlaması değil, bu anlayışın duygusal yaşamda ve ilişkilerde nasıl dönüştüğü de yer alır. Çağdaş psikodinamik psikoterapi, bireyin ihtiyaçlarına bağlı olarak kısa veya uzun süreli olabilmektedir ve farklı ruhsal süreçlerle bilimsel araştırmalara konu olmaktadır.(Fonagy, 2015; Lilliengren, 2023; Shedler, 2010).
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, bireysel kişiye özel psikolojik değerlendirme, tanı veya tedavi sürecinin yerine geçmez.
Kaynakça
Fonagy, P. (2015). The effectiveness of psychodynamic psychotherapies: An update. World Psychiatry, 14(2), 137–150.
Leichsenring, F. (2005). Are psychodynamic and psychoanalytic therapies effective? A review of empirical data. The International Journal of Psychoanalysis, 86, 841–868.
Levy, K. N., Ehrenthal, J. C., Yeomans, F. E., & Caligor, E. (2014). The efficacy of psychotherapy: Focus on psychodynamic psychotherapy as an example. Psychodynamic Psychiatry, 42(3), 377–422.
Lilliengren, P. (2023). A comprehensive overview of randomized controlled trials of psychodynamic psychotherapies. Psychoanalytic Psychotherapy, 37(2), 117–140. https://doi.org/10.1080/02668734.2023.2197617
Shedler, J. (2010). The efficacy of psychodynamic psychotherapy. American Psychologist, 65(2), 98–109. https://doi.org/10.1037/a0018378
Yakeley, J. (2014). Psychodynamic psychotherapy: Developing the evidence base. Advances in Psychiatric Treatment, 20, 269–279. https://doi.org/10.1192/apt.bp.113.012054

